Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk: “Çandarlı, Türkiye’nin Pire’si olabilecek bir potansiyele sahip”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 7–9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuarizmir’de düzenlenecek LOGISTECH’in lansmanında İzmir’in lojistik altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürk; Alsancak Limanı’nın modernizasyonu, Aliağa–Nemrut bölgesinin ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı’nın tamamlanması, Kemalpaşa Lojistik Merkezi ve demiryolu yatırımlarının İzmir’in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunda belirleyici olduğunu söyledi.

Eyl 19, 2026 - 13:21
 0  0
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk: “Çandarlı, Türkiye’nin Pire’si olabilecek bir potansiyele sahip”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonunda 7–9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuarizmir’de gerçekleştirilecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı öncesinde düzenlenen lansmanda konuştu. Öztürk, küresel ticarette değişen koşulların lojistik altyapısını ihracatın temel rekabet unsurlarından biri haline getirdiğini belirtti.

Jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarındaki kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemelerine dikkati çeken Öztürk, “Artık üretim kadar, ürünün hangi rotayla ve hangi maliyetle pazara ulaştığı da belirleyici hale geliyor. Bu nedenle LOGISTECH gibi sektörün tüm taraflarını bir araya getiren organizasyonları son derece önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Ege Bölgesi’nin yıllık ihracatı 44 milyar dolara yaklaşıyor”

İzmir’in Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosistemindeki konumuna değinen Öztürk, kentin sanayi kapasitesinin yanı sıra liman altyapısı, lojistik kapasitesi ve coğrafi konumuyla dış ticarette önemli bir merkez olduğunu kaydetti.

Öztürk, “Ege Bölgesi’nin yıllık 44 milyar dolara yaklaşan ihracatı var. Demir ve demir dışı metallerden gıdaya, kimyadan hazır giyime, yenilenebilir enerji ekipmanlarından tarıma kadar çok güçlü bir üretim ekosistemine sahibiz.” dedi.

Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantı bulunduğunu belirten Öztürk, İzmir’de 16 limanın faaliyet gösterdiğini aktardı. Türkiye’de elleçlenen toplam yükün yaklaşık yüzde 17’sinin, konteyner yüklerinin ise yüzde 15’inin İzmir limanlarında gerçekleştiğini ifade eden Öztürk, mevcut kapasitenin tamamından yararlanılamadığına işaret etti.

Alsancak, Aliağa ve Çandarlı için ortak master plan çağrısı

İzmir’in liman altyapısının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, “Özellikle Alsancak Limanı, Aliağa–Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı birlikte ele alınarak İzmir için lojistik master planının oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.” diye konuştu.

Alsancak Limanı’nın uzun yıllar Ege ihracatının ana çıkış kapısı olduğunu hatırlatan Öztürk, limanlar arasındaki yük dağılımında önemli değişim yaşandığını söyledi.

Öztürk, “Bir dönem ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ı Alsancak Limanı’ndan, yüzde 40’ı diğer limanlardan gerçekleşirken bugün tablo tersine dönmüş durumda. Aliağa limanları ihracatımızın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşırken Alsancak Limanı’nın payı yüzde 25 seviyelerine geriledi.” ifadelerini kullandı.

Alsancak Limanı’nın modernizasyonuna ihtiyaç bulunduğunu belirten Öztürk, yüksek kapasiteli ekipman yatırımlarının yanı sıra dijital liman uygulamalarının yaygınlaştırılması, liman sahası verimliliğinin artırılması ve kara-demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Aliağa–Nemrut Havzası vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldi”

Aliağa–Nemrut Havzası’nın Ege Bölgesi açısından önemli bir lojistik merkez konumuna ulaştığını ifade eden Öztürk, bölgedeki kapasitenin daha verimli kullanılabilmesi için limanlara ulaşan karayolu ve özellikle demiryolu altyapısındaki darboğazların giderilmesi gerektiğini söyledi.

Çandarlı Limanı’nın da İzmir’in lojistik geleceğinde ayrı bir yere sahip olduğunu belirten Öztürk, limana bugüne kadar önemli kamu yatırımı yapıldığını, projenin tamamlanarak ekonomiye kazandırılması gerektiğini dile getirdi.

Öztürk, “Biz Çandarlı’nın yalnızca İzmir açısından değil, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki lojistik konumu açısından büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Doğru yatırım ve işletme modeliyle Çandarlı, Türkiye’nin Pire’si olabilecek bir potansiyele sahip.” dedi.

Pire Limanı’nın şehir içinde kalması nedeniyle büyüme konusunda çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Öztürk, Çandarlı’nın ise genişleme kapasitesi, coğrafi konumu ve Aliağa–Bergama aksında gelişen sanayi bölgeleri açısından farklı avantajlara sahip olduğunu belirtti.

“Çandarlı bir konteyner ve Ro-Ro merkezi olarak faaliyete geçirilmeli”

Yeni organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerle birlikte Çandarlı’nın öneminin daha da artacağını söyleyen Öztürk, “Çandarlı’nın bir konteyner ve Ro-Ro merkezi olarak faaliyete geçirilmesi hem bölgedeki sanayicimizin lojistik maliyetlerini azaltacak hem de İzmir’i uluslararası bir aktarma merkezi haline getirecektir.” ifadelerini kullandı.

Öztürk, Çandarlı Limanı’nın tamamlanmasının ardından güçlü bir demiryolu bağlantısı kurulmasını da İzmir’in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak gördüklerini kaydetti.

Demiryolunda yüzde 20 hedefi

Ege ihracatının önemli gündemlerinden birinin demiryolu taşımacılığı olduğunu vurgulayan Öztürk, ihracatçıların ürünlerini organize sanayi bölgelerinden limanlara büyük ölçüde TIR’larla taşımak zorunda kaldığını söyledi.

Öztürk, “Bu durum lojistik maliyetleri artırdığı gibi liman çevresinde trafik yoğunluğuna ve daha yüksek karbon emisyonuna neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi, Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi, Çandarlı Limanı için demiryolu entegrasyonunun planlanması ve Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun limanlara demiryoluyla bağlanmasının öncelikli yatırımlar arasında bulunması gerektiğini belirten Öztürk, yük taşımacılığında demiryolunun payının artırılmasının önemini vurguladı.

Öztürk, “Demiryolunun yük taşımacılığındaki payını yüzde 5 seviyelerinden yüzde 20’lere doğru çıkaracak bir dönüşümü gerçekleştirmeden Ege Bölgesi’nin lojistik rekabet gücünde kalıcı bir sıçrama yaratmamız kolay değil.” dedi.

Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ne stratejik rol

İzmir Valiliği, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin önemine değinen Öztürk, merkezi İzmir’in lojistik geleceğinin stratejik yatırımlarından biri olarak gördüklerini ifade etti.

Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı ile kara ve demiryolu altyapısına erişiminin önem taşıdığını belirten Öztürk, “Yalnızca İzmir’e değil, Batı Anadolu’ya ve Türkiye’nin geneline hizmet verecek önemli bir lojistik üs niteliğinde.” dedi.

Projenin tamamlanmasıyla kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının yükselmesini ve gümrük ile lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını beklediklerini aktaran Öztürk, merkezin yeni yatırımlar, fabrikalar ve istihdam açısından da katkı sunacağını kaydetti.

“Avrupa ile ticaretimiz tamamen yeni bir döneme giriyor”

Ege Bölgesi ihracatının en önemli pazarının Avrupa Birliği olduğunu hatırlatan Öztürk; yeşil dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yeni sürdürülebilirlik standartları ve dijital gümrük uygulamalarının Avrupa ile ticarette yeni koşullar oluşturduğunu belirtti.

Öztürk, ihracatçının beklentilerini, “Öngörülebilir navlun maliyetleri, öngörülebilir transit süreleri, limanlarda daha yüksek kapasite ve operasyonel verimlilik, güçlü demiryolu bağlantıları, daha fazla çok modlu taşıma alternatifi, dijitalleşmiş gümrük ve liman işlemleri ve Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm sürecine uyumlu bir lojistik altyapı istiyor.” sözleriyle aktardı.

Alsancak Limanı’nın modernizasyonu, Aliağa liman bölgesinin kara ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı’nın ekonomiye kazandırılması ve liman–OSB–demiryolu entegrasyonunun tamamlanması gerektiğini söyleyen Öztürk, yeşil lojistik yatırımları ile dijital gümrük ve liman sistemlerinin de hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Avrupa’ya açılan Ro-Ro ve çok modlu taşımacılık koridorlarının güçlendirilmesine vurgu yapan Öztürk, “Bunları yaptığımızda İzmir yalnızca Türkiye’nin batıya açılan kapısı olmakla kalmaz; Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki en güçlü üretim, ihracat ve lojistik merkezlerinden biri haline gelir.” dedi.

Öztürk, LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nın 7–9 Ekim tarihlerinde Fuarizmir’de gerçekleştirileceğini hatırlatarak sektörün tüm paydaşlarını fuarda buluşmaya davet etti. Organizasyonda emeği geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ, sektör temsilcileri ve paydaş kurumlara teşekkür etti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0